Namaz Duaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Namaz Duaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ekim 2017 Salı

İhlas Suresi

Kuranı Kerim içinde tevhit konusunu özet bir şekilde ifade ederek müşriklere en güzel cevabı veren surelerdendir. Bu surenin fazileti çok büyük olduğu gibi hem bir Dua hem Zikir hemde kuranı kerim ayetleri olarak da okunur. Bizim toplumumuzda bu tarz kısa surelere de dua denmiştir. Aslında bu bir suredir. Ancak dua olarak da edilemsi caizdir. İhlas suresi hem kısa olması hemde içerdiği güzel zikirlerden dolayı sık sık daima okunması güzel olan bir suredir.

İhlas Suresi
İhlas Suresi Kur'an'ın 112. suresidir. Mekke'de indirilmiştir. 4 ayetten oluşmaktadır. İhlâs Suresi, Kur'an'ın en kısa surelerinden biridir ve tevhid inancının en kısa ve öz ifadesi olarak kabul edilir.

Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Kul hüvellâhü ehad
2- Allâhüssamed
3- Lem yelid ve lem yûled
4- Ve lem yekün lehû küfüven ehad

Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- De ki; O Allah bir tektir. 
2- Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O'na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir).
3- Doğurmadı ve doğurulmadı 
4- O 'na bir denk de olmadı.

Ağfirli Duası

Okunuşu: Rabbenağfirlii ve livâa lideyye ve lil mü'miniyne yevme yekuumül hisâab. Birahmetike yâ Erhamerrahimin.

Anlamı: Ey Rabbimiz, hesab günü geldiği zaman bizi mağfiret et. Anne ve babamı ve müninleri de mağfiret et. Bize rahmetinle muamele eyle.

Okunduğu Yerler

Namazlardaki oturuşlarda Allahümme salli ve Allahümme Bârik'ten sonra okunur.

13 Ekim 2017 Cuma

Ayetel Kürsi

Tevhid ilmiyle alakalı en büyük Ayet-i Kerimedir ve çok derin anlamlar taşır. Geceleyin inmiş olan bu Ayet-i Kerimeyi, Efendimiz (SAV), Zeyd’i (RA) çağırarak yazdırmıştır.

Ayet-el Kûrsi indiğinde, dünyadaki bütün putlar ve krallar yere düşmüş, başlarındaki taçları yuvarlanmıştır.

Şeytanlar birbirleriyle çarpışarak kaçıp, iblis’in yanına toplanmışlar ve ona bu karışıklığı haber vermişlerdir.

Ayet-el Kûrsi’de bulunan Esma-i İlahiye hiçbir Ayet-i Kerimede yoktur. Çünkü bu Ayet-i Kerime’de, bazısı açık, bazısı gizli olmak üzere onyedi yerde ALLAH’u Teâlâ’nın İsmi geçmektedir.

Yatmadan okuyana ALLAH’u Teâlâ tarafından bir koruma verilir, sabaha kadar hiçbir şeytan yaklaşamaz.

Ayetel Kürsi okunuşu

Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te'huzühu sinetün velâ nevm, lehu mâ fissemâvâti ve ma fil'ard, men zellezi yeşfeu indehu illâ bi'iznih, ya'lemü mâ beyne eydiyhim vemâ halfehüm, velâ yü-hîtûne bi'şey'in min ilmihî illâ bima şâe vesia kürsiyyühüssemâvâti vel'ard, velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve hüvel aliyyül azim.

Ayetel kürsi duası meali

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
Allah'dan başka hiç bir ilah yoktur. O, daima yaşayan, daima duran, 
bütün varlıkları ayakta tutandır. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku.
Göklerdeki ve yerdeki herşey O'nundur. O'nun izni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine! Onların önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar.  O'nun hükümdarlığı, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Her ikisini görüp gözetmek, ona bir ağırlık da vermez. O, çok yüce, çok büyüktür.

Ayetel Kürsi faziletleri

Ayetel Kürsi okunan eve şeytan giremez. Büyücü sokulamaz. Ayetel Kürsi okumaya devam kişi; hem dünyada hemde ahirette yüce makamlara ulaşır. Günahlardan sakınmaya başlar. Huzura erer. Mevki ve makamı artar.

Ayetel Kürsi durak yerlerinin sayısınca 17, kelimeleri sayısınca 50, harfleri sayısınca 170, resuller ve ashabı kiram sayısınca 313 defa okuyan kişinin her arzusu yerine gelir. Cesareti artar. Halk arasında sevgi, saygısı ve itibarı çoğalır. istediği makama ulaşır. Hiç kimse ona zarar veremez. Peygamber Efendimiz in S.A.V. isimleri sayısınca 201 defa okursa dünya ve ahiretle ilgili istekleri geri çevrilmez.

Ayetel Kürsi; yemek, buğday, pirinç, arpa gibi şeylere 313 defa okunarak, her okunuşta o şeye üflenirse bereketi artar, o şeyde bereketlilik olur.

Ayetel Kürsiyi hergün okumayı adet haline getiren kişinin Allah geçmiş günahlarını bağışlar. Okuyan hem Tevhid, hemde Tilaveti yerine getirmiş olur. Buda üstün bir zikir olur.

Ayetel Kürside 34 ilahi isim vardır. 17 acık olarak, 17 de kapalı olarak. Aynı zamanda 17 mim harfi, 17 de vav harfi vardır. Allah'ın en büyük ismi Ayetel Kürside mevcuttur. Bu yüzden Ayetel Kürsi ile dua edilirse kabul görür.

Ayetel Kürsiyi bir hacet ve arzunun olması için okumak, o işin olmasına vesiledir. Bu ayeti okumaya devam eden devamı nispetinde fayda görür.Bu ayeti okumaya ancak peygamberler, sıddıklar ve şehidler devam eder. Kişi okumaya devam ederse, ahlakı sehid ve sıddıkların ahlakına ulaşır.

Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden kişiye; Allah hayırlı ve faydalı kapılar açar. ilim öğretir. Gizli bilgileri ve tedavi etme yollarını öğretir. Hem Zahiri, hemde Batıni ilim nasip eder.

Ayetel Kürsi okunur ve sevabı kabir ehline bağışlanırsa, o kabir nurla dolar, kabir genişler ve ölünün derecesi, mevkisi ve makamı yükselir. Okuyanada büyük sevap verilir.

Ayetel Kürsiyi çok okuyanın anlayışı artar. Düşman şerrinden kurtulur. Allah'ı büyük isimleriyle anmak, zikretmek isteyenler Ayetel Kürsiyi okumalıdırlar. Ayetel Kürsi ilahi rahmet ve nusret kapılarını açar.Sıkıntılı anlarda Ayetel Kürsi okunursa sıkıntı geçer. Tehlike durumunda okunursa o tehlikeden kurtulunur.

Ayetel Kürsiyi 170 defa okuyana Allah her işinde yardımcı olur. Zorluk çekmez. üzüntü ve kederden uzak olur. Rızkı genişler. Arzularına ve isteklerine kavuşur.

Bakara Suresinin ilk 4 ayeti, Ayetel Kürsi, Ayetel Kürsiden sonraki 2 ayeti ve Bakara Suresinin son 5 ayetini okuyanın kendisine ve ailesine şeytan ve kötülük yaklaşamaz. Deli üzerine okunmaya devam edilirse şifaya kavuşur.

Şehvete düşkün, kötü ahlaklı ve kötü kişiler okur ve okumaya devam ederlerse durumları değişir. Ahlakları düzelir ve en iyi hale yönelmiş olurlar.

Ayetel Kürsiyi okuyan kendini güven içine alır. Cin, şeytan ve insan zarar veremez.

Gece yatarken okuyan kendini güven içine aldığı gibi, ailesini ve komşusunuda koruyup, güven içine alır.

Her farz namazını mütakip Ayetel Kürsi okuyan ikinci bir namaza kadar korunmuş olur. Yatarken okuduğunda, 2 melek onu korumakla görevlendirilir.

Ayetel Kürsiyi her farz namazının arkasından okuyana Cennetin 8 kapısı birden açılır, dilediğinden içeri girer. Allah, okuyana; şükredenlerin kalblerini, sıddıkların amellerini, Allah'a dost doğru yönelenlerin sevabını verir. ölünce doğruca Cennete girer. Muttakilerin elde edeceği mükafat verilir.

Evinden çıkarken Ayetel Kürsi okuyan kişinin günahları bağışlanır, şeytanlar ondan uzaklaşır. Cin, şeytan ve insan şerrinden ve korkularından emin olur. Her şeyden muhafaza olunur.

Gece ve gündüz 10 defa ihlas ve Ayetel Kürsiyi okumaya devam eden kişi; Allah'ın rızasını kazanır. Şeytandan korunur. Mahşerde peygamberlerle birlikte olur.

Ayetel Kürsi okunan evden şeytanlar 30 gün kovulmuş olur, 40 günde büyücü ve sihirbaz giremez.

Ayetel Kürsiyi 6 defa okuyup 6 yönüne üfler, 7nci defa okuyup içine çeker ve 8inci de okuyup etrafına daire çizerse, kendisini koruyan manevi bir hisar içine alır. (1inci okuyuşta önüne, 2ncide sağına, 3üncüde soluna, 4üncüde arkasına, 5incide yukarı, 6ıncıda aşağı okuyup üfler. 7incide içine çekip yutar.8incide üfleyerek etrafına daire çizer) Böylece kendini tehlikeli yerden, düşmanlarından, musibetten korumuş olur. Bu uygulama yapıldıktan sonra hiç konuşmadan Ayetel Kürsi okuyarak düşman üzerine yürünürse, düşman onu göremez ve zararda veremez.

Her namaz sonunda Ayetel Kürsi okuyanı eceli gelince Allah bizzat kendi kudret eliyle ruhunu alır ve o kişi şehidlik sevabına nail olur.

Ayetel Kürsi; okuyanı kötü ahlaktan kurtarır. Kişiyi Allah'a yöneltir.

Okuyan kişiyi dinlemek üzere melekler gelip o yerde bulunur, saf tutup dururlar. ihlas suresi okunan eve uğradıklarında secdeye kapanırlar. Haşr suresi okunan evde diz üzeri çöküp dururlar.

Gece ve gündüz 1000 defa Ayetel Kürsiyi 40 gün okuyana ruhani alem kapısı acılır. Melekler ziyaretine gelir. Tüm sırlara vakıf olmaya başlar. istek ve arzuları gerçekleşir. Resulullah S.A.V. Efendimizi rüyasında görme şerefine erer.

Ayetel Kürsi ve Amenerrasulü Suresinin okunduğu eve şeytan girmez.

Ayetel Kürsi bir kaba okunur ve o kabın örttüğünü hiçbir cin ve şeytan açamaz. içindekileri alıp götüremez.

Ayetel Kürsiyi 170 defa okumaya devam eden; hapisteyse hapisten kurtulur. Borçlu ise borcunu ödeme imkanı bulur. Rızık isterse, geniş bir nimete erişir. Bu sayıda her farz namazının ardından okumaya devam ederse isteğine, arzusuna çabuk kavuşur. Gece kıbleye yönelip okuduğunda da aynı şekilde istekleri kabul görür.

Ayetel Kürsi günde 50 defa okunursa, okuyan şeytandan korunur.ihtiyacı ve isteği olan 170 Ayetel Kürsiyi okuduktan sonra 3000 defa Ya Kafi, Ya Ğani, Ya Fettah, Ya Rezzak isimlerini zikredip, ihtiyacını Allah'dan isterse isteği kabul olur.

170 defa Merih saatinde okursa her türlü günah ve beladan korunur. insanlar arasında itibarlı olur.

Zuhal saatinde okursa amirler yanında, patronu yanında büyük itibara ve makama erişir.

Müşteri saatinde okursa dert ve kederi dağılır. Tüm kötülüklerden korunur. Hapisten kurtulmaya sebeb olur.

Şems saatinde okunursa büyük mertebe ve derecelere yükselir. Halkın dertleriyle ilgilenecek uygun bir mevkiye gelir.

Zühre saatinde okunursa dostları, arkadaşları arasında ve aile içinde kıymeti artar. Dünya işlerinden istediği olur.

Utarit saatinde okursa kin ve düşmandan korunur. Düşmanının helakı niyeti ile okursa düşmanından kurtulur.

Kamer saatinde okursa rızkı genişler, bereketi artar.

Akıl ve anlayışın artması niyetiyle, Ayetel Kürsi 50 defa yağmur veya zemzem suyuna okunur ve içilirse bu gerçekleşir.

Ayetel Kürsi 18 defa hergün okunmaya devam edilirse Allah okuyanı tevhid ruhuyla diriltir. Kalbini buna açar, rızkını genişletir. Kıymeti yücelir. Yazıp üzerinde taşıyanı Allah musibet, afet, kaza ve belalardan korur.

Ayetel Kürsi şer ve kötülükten korunmak niyetiyle okunur ve "vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyül azim" kısmı arka arkaya 70 defa tekrar edilerek okunursa tehlike ve kötülük ortadan kalkar. Aynı okuma şekli cin ve şeytandan korunmak içinde uygulanır.

Ayetel Kürsi ev veya iş yerinin kapısının üst kısmına yazılırsa o yere hırsız giremez, o yerin rızkı artar.

Ayetel Kürsi yazılıp bir eşya arasına yerleştirilirse o eşya çalınmaz. Zarara uğramaz.

Ayetel Kürsi bir kaba 3 defa yazılır ve içine su konulup, hastaya içirilir. içirilirken; falan hastalıktan kurtulup şifa bulmaya niyet ettim denilirse, Allah'ın izniyle hasta şifaya kavuşur.

Sabah yataktan kalkıp, abdestli bir şekilde 3 defa Ayetel Kürsiyi okuyan kişi, akşama kadar; akşam namazının ardından 3 defa okuyan, sabaha kadar şeytan, cin ve insan şerrinden korunur.

Bir dileği olan gece yarısından sonra, abdestli olarak, kıbleye yönelip, 170 Ayetel Kürsi okuyup, dileğini Allah'dan isterse, isteği olur.

Cuma günü sabah namazından önce, abdestli olarak, tenha bir yerde, kıbleye yönelip, diz üzerine oturup, 313 defa Ayetel Kürsi okuduktan sonra "Ya Rabbel Azim bu ayeti kerime hürmetine 313 ehli bedir ve 313 ashabı talut hürmetine muradımı ihsan buyur" diye dua edenin maksadı gerçekleşir.

7 adet tuz parçasının her birine 7 defa Ayetel Kürsi okuyup, aç karnına besmele ile hergün yutarsa balgamdan kurtulunur.

Uykuda, rüyasında korkan kişi yattığı zaman Euzu Besmele ile 3 Ayetel Kürsi okuyup, her birinde "vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyül azim"i 3 defa tekrar ederek yatarsa korkulu rüyadan kurtulur.

Sara tutan kişiye 21 Ayetel Kürsi okunursa kendine gelir.

Bir kağıda 11 defa Ayetel Kürsi; safran, gül suyu, misk karışımı mürekkeple yazılır. üzerinede 101 defa Ayetel Kürsi okunur, öd yada anberle tütsülendikten sonra, bir yerin kapısının üzerine konulursa o haneye; hırsız, düşman girmez,afetlerden korunur. Ticaret haneye asılırsa o yer hem korunur, hemde bereketi, kazancı artar.

Bir kağıda 3 Ayetel Kürsi yazıp, üzerine 1289 defa Ya Allah, Ya Hayy, Ya Kayyum, Ya Ali, Ya Azim okunur, sonra muşamba veya naylona sararak üzerinde taşıyan kişinin rızkı ve kısmeti açık olur. Düşman şerrinden ve afetlerden muhafaza olur.

Amentü Duası

Okunuşu
Amentü billahi ve melâiketihi,ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri
ve bi'l-kaderi, hayrihî ve şerrihi mina'llâhi teâlâve'l-ba'sü ba'de'l mevt.
Haggun, Eşhedü en lâ ilâhe illAllâh ve eşhedü enneMuhammeden abdühû ve rasûlühü.

Anlamı
Ben Allâh-ü Te'âlâ'ya, meleklerine, kitaplarına,peygamberlerine, âhiret gününe, kadere ; hayır ve şerrinAllâh-ü Te'âlâ'nın yaratmasıyla olduğuna inandım.
Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şahadet ederim ki,Allâh-ü Te'âlâ'dan başka ilâh yoktur. Ve yine şahadetederim ki, Muhammed (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) O'nunkulu ve peygamberidir.

Allahümme Salli Duası

Okunuşu
Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Anlamı
Ey Allah'ım! İbrâhîm'e "Aleyhisselâm" ve âline (ailesine) rahmet ettiğin gibi, (Efendimiz) Muhammed'e "aleyhisselâm" ve âline de rahmet eyle. Muhakkak Sen hamîd (övülen) ve mecîdsin( şanı büyük ).

Allahümme Barik Duası

Okunuşu
Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ bârekte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim. İnneke hamidün mecîd.

Anlamı
Ey Allah'ım! İbrâhîm'e Aleyhisselâm ve âline bereketler ihsan ettiğin gibi, (Efendimiz) Muhammed'e (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) ve âline de bereketler ihsan eyle. Muhakkak Sen hamîd (övülen) ve mecîd'sin (şanı büyük).

17 Haziran 2017 Cumartesi

İbadet Nedir ?

"Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat- 56)

Kur'an-ı Kerim'de bu ayeti okumuş birinin aklına ilk gelen şey Allah'a iman etmenin, beraberinde getirdiği şey hayatın tümünü O'na has kılmak ve O'nun istediği gibi yaşamaktır. 


Özetle buna İbadet veya Allah'a kulluk diyebiliriz. Şehit Seyyid Kutub'un dediği gibi"Hayat İman ve Cihad dan İbarettir." sözü ne kadar manidardır değilmi ? 

Neye İnanıyorsanız O uğurda mücadele edersiniz. Mücadelesini sürdürdüğünüz dava sizin Dininizdir artık. Yapıp yapageldiğiniz her şey de İbadet. İbadetin sadece Namaz, hac oruç gibi farzlarla sınırlı olmadığını. İslamın 5, İmanın da 6 şarttan ibaret olmadığını gelin birlikte inceleyelim.

İbadet: Varlığın kendisinden üstün ve yüksek kabul ettiği bir merciye boyun eğmesi, onun emirlerine uyup, şartsız ve isteyerek itaat etmesi.

Kur'an-ı Kerim de ibadetin üç manada kullanıldığını görmekteyiz.

Kulluk ve itaat anlamında ibadet;
"Ey iman edenler, size rızık olarak verdiğimiz şeylerin (maddeten ve manen) en temiz olanlarından yeyin. Allah'a şükredin, eğer(hakikaten) Ona kulluk ediyorsanız."(Bakara-172)


Bu ayetin getirdiği hüküm ile İslam öncesi toplumun hali arasındaki münasebete gelince. İslam'dan evvel Araplar dini önderlerinin emirlerine bağlanmak ve atalarının takip ettiği yola uymak suretiyle içecekler ve yiyecekleri konusunda bir takım sınırlara bağlı kalarak yaşıyordu. 


Müslüman olunca Allah onlara şöyle buyurdu: 
"Eğer bana ibadet ediyorsanız, bu kayıtlamaların tümünü bir yana atmalı ve size helal kıldıklarımı afiyetle yemelisiniz." 
Bunun anlamı şudur: 
"Siz bilgin ve önderlerinizin kulları değilseniz; ve sadece Allah'ın kulları iseniz; ve eğer siz gerçekten önderlerinizi bırakıp Allah'a itaat ediyorsanız helal ve haram konusunda Allah'ın sizin için çizdiği sınırlara uymanız gerekir; onların çizdiği sınırlara değil".

"De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır."(Maide-60) 
"Andolsun ki biz, "Allah'a kulluk edin ve Tâğut'tan sakının" diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur! "(Nahl-36)

"Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele:" (Zümer-17)


Bu üç ayette "Tağut a ibadet" sözünden kasdedilen mana Tağut'a kölelik ve itaattir. Kur'an-ı Kerim'in ıstılahında Tağut'un manası Allah'a karşı haddi aşan ve zulmeden her türlü yönetim, otorite veyahut her türlü başkanlık yuhut kumandanlıktır. Allah'ın mülkünde O'nun hükmünü yerine getirir, kullarını zorla, aldatmakla yahut kötü ve bozuk öğretim gibi yollarla kendisine itaate mecbur eder. Kişinin bu türlü otoriteye, başkanlığa, liderliğe boyun eğmesi ve ona tapması şüphesiz Tağut için bir itaattir, başkası değil.

Anlaşıldığı üzre İbadet birine kulluğu gerektirirken; İlah'lık, Rab'lik taslayıp, insanı kulluğa zorlayan diğer bir otoriteyi ve gücü reddi gerektirir ki bu da (La İlahe İllallah "Kelim-i Tevhid") Tevhid in zaruri bir sonucudur.

İtaat anlamında ibadet;
"Ey Adem oğulları, şeytana ibadet etmeyin diye size emir vermedim mi? Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır."(Yasin-60)


Açıkça görülen şudur: Hiç bir kimse bu dünyada şeytanı ilah tanımaz, bilakis bütün gücü ile ona lanet eder ve onu kendisinden uzaklaştırmaya gayret eder. Bunun için Allahu Teala'nın kıyamet gününde ademoğullarına yükleyeceği suç, dünya hayatında şeytana tapmaları değil; onun emrine itaat etmeleri, hükmüne tabi olmaları ve gösterdiği yollara süratle koşmaları olacaktır.

"(Allah, meleklerine emreder:) ''Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın''. Allah'tan başka. Onlara cehennemin yolunu gösterin''. Saffat(22,23)
"(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar. (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler. (Ötekiler de:) "Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz".Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz," (Saffat- 27,28,29,30)

Kur'an-ı Kerim in hikaye ettiği ibadet edenlerle ibadet edilenler arasındaki bu karşılıklı konuşmaya iyice dikkat edildiği takdirde açıkça şu görülecektir: Burada mabutlardan masat, kavmin taptığı ilahlar ve putlar değildir. Bilakis onlardan masat halka görünüşte iyilik yapıyoruz izlenimi verirken sapıklığa sürükleyen, temiz hırıstiyan aziz görünüşü altında insanların huzurana çıkarak, şerri ve fesadıislah adı altında yayan liderler ve kılavuzlardır. Onları cüppe ve tesbihleri ile aldatıp kendilerine tabi kıldılar.

İlah edinmek anlamında ibadet;
Şimdi de üçüncü anlamıyla içinde "ibadet" kelimesi geçen ayetlere bir göz atalım. Bu arada ilah edinmek anlamındaki "ibadet" 'in Kur'an 'ın ifade buyurduğu gibi iki anlamı kapsadığını hatırda tutmalıyız.

Birincisi: Kişinin bir başkası için tapınma ve kulluk amacıyla sücud, rüku, kıyam, tavaf etmesi, kapı eşiğini öpmesiadak ve kurban kesme vb.. davranışlardan birini göstermesidir. Bu şekilde kendisine tapınılan kimsenin başlıbaşına bir ilah olduğuna inanılmış olsun veya tüm ibadetler, onun şefaat ve yakınlığının elde edilmesi için yapılmış olsun yahut yüce ilaha ortak olduğuna ve bu dünya işlerinin yönetiminde yardımı ve katkısı bulunduğuna iman edilmiş olsun, bunun hiçbir önemi yoktur.

İkincisi: Kişinin bir kimseyi bu alemde sebebler nizamı üzerinde egemen zannederek isteklerini gerçekleştirmesi için onun dua etmesi, zarar ve felaketler karşısında ondan medet umması, korkuları esnasında malların ve canların yok oluşunda ona sığınması.

Kişinin bu türden tutumlarının ikisi de ilah edinip kulluk etmek manasına dahildir. Bunun delili aşağıdaki Kur'an-ı Kerim ayetleridir.

"De ki: Bana Rabb'imden (akli delilleriyle takviye eden) apaçık ilahi deliller gelince o sizin Allah'ı bırakıp dua ettiğiniz ibadet etmekliğimden kesin olarak menedildim..."(Mü'min- 66)

"Sizi ve Allah'tan başka dua ettiklerinizi bırakıp çekiliyorum. Rabb'ime dua ediyorum..."(Meryem- 48)

"İşte (İbrahim) onları ve Allah'tan başka ibadet ettiklerini bırakıp çekilince biz ona İshak'ı ihsan ettik..."(Meryem-49)

"Allah'ı bırakıp da kendisine kıyamete kadar cevap veremeyecek kişiye tapmakta olan kimseden daha sapık da kimdir? Halbuki bunlar, onların duasından habersizdirler."(Ahkaf- 5)

"İnsanlar mahşerde bir araya toplandıkları zaman bunları, onların düşmanları olurlar ve onların ibadetini inkar ediciler olurlar"(Ahkaf- 6)

Beş ayetin herbirinde Kur'an-ı Kerim bizzat açıklamıştır ki burada ibadetten maksat dua ve medet ummaktır.

"... Bilakis onlar cinlere ibadet ediyorlardı ve çoğu onlara iman edicilerdi."(Sebe- 41)

Cinlere ibadet ve onlara imandan bu ayette kastedilen mananın ne olduğunu aşağıdaki Cin suresi'ndeki ayetler açıklamaktadır:

"Gerçekte şu da var:İnsanlardan bazı kimseler cinlerden bazı kişilere sığınırlar."(Cin- 6)


Yukarıdaki ayette açıklanmıştır ki cinlere ibadetten maksat: Onlara sığınmak, korkularından, mal ve canların kaybından yine onlara sığınmaktır, keza cinlere imandan maksat da, muhafaza ve sığınma hususunda onların kudretine inanmaktır.

"Rabb'in onları da, Allah'tan gayrı ibadet ettiklerini de mahşerde bir araya toplayıp da:'Siz mi şu kullarımı saptırdınız, yoksa kendileri mi yollarını sapıttılar ?' diyeceği gün.Görürsün ki onlar şöyle demişlerdir:'Seni tenzih ederiz. Seni bırakıp da başka veliler edinmek bize yakışmaz..."(Furkan- 17,18)

Bu ayetin beyanından, mabutlardan maksadın salihler, peygamberler ve veliler olduğu açıkça anlaşılıyor. Onların ibadetlerinden maksat da, onların kul olmaktan üstün ve yüce bir mevkide olduklarına inanmak, ilahlık sıfatı ile nitelenebileceklerine, kötülüğe son verip, gaybi yardım gibi şeylere onların huzurunda onları ilahlaştırmaya varacak şekilde tazim ve takdis etmektir.

"...Allah onların hepsini mahşerde toplayacak, sonra meleklere: 'Bunlar size mi ibadet ediyorlardı? diyecek'. '(Melekler de): Seni (ortaktan) tenzih ederiz. Bizim velimiz onlar değil. Sensin..."(Sebe- 40,41)

Bu ayetlerde, meleklerin ibadetlerinden kastedilen mana cahiliyye halkının yaptığı gibi, onların hayal ürünü resimlerine ve heykellerine karşı gösterilen kulluk ve ubudiyettir. Bundan maksatları ise, bu dünya hayatına bağlı işlerinde onların yakınlıklarını ve yardımlarını kazanmak suretiyle onları hoşnut etmektir.

"Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne bir zarar, ne bir faide veremeyecek olan şeylere ibadet ederler. Bir de: 'Bunlar -putlar- Allah yanında bizim şefaatçılarımızdır.' derler"(Yunus- 18)

"...Kendilerine O'ndan başka bir takım veliler edinenler (derler ki): 'Biz bunlara ancak bizi Allah' a daha fazla yaklaştırsınlar diye tapıyoruz..."(Zümer- 3)

Bu ayette de ibadetten maksat, ilah edinmektir. Yine burada onların ibadetlerindeki gayenin ne olduğu da açıklanmıştır.

Kulluk, itaat ve ilah edinmek anlamında ibadet
Az önce birbiri arkasına sıraladığımız misallerin hemen hepsi, Allah'tan başkasına yapılan ibadeti kapsamaktaydı. İbadet keilmesinin itaat ve kulluk manaları ile zikredildiği ayetlere gelince, bu ayetlerde mabuttan maksat ya şeytandır, yahut Allah'a itaat ve ibadette alternatif olarak kendilerine itaat ve ibadeti teşvik eden ve kendilerini Tağut kılan azgın kişilerdir, yahut da Allah'ın kitabını hiçe sayarak insanları, uygun gördükleri hayat düzeni ve yaşayış tarzına sürükleyen lider ve önderlerdir. 


İbadet kelimesini "İlah" manasında varit olduğu ayetlere gelince; bu ayetlerde mabuttan maksat, yol gösterme ve öğretilerine rağmen insanların kendilerini ilah telakki ettikleri salih kişiler, peygamberler ve velilerden yahut yanlış anlayışları dolayısıyla tabiat kanunu üzerindeki koruyucu Rab'lıkta ortak edindikleri cin veya meleklerden ibarettir. 

Veya bunlar, mücerred şeytanın teşviki ile namazlarını kıble ve ibadetlerine yön teşkil eden heykel ve hayali kuvvetlerden oluşmaktadırlar. Kur'an-ı Kerim, bütün bu mabutları batıl sayıyor. İnsanların onlara tapmasını, onlara itaat etmelerini, onların ilah telakki etmesini de büyük bir hata sayıyor. 

Bu ibadetin, onlara tapınılması, itaat olunması, yahut onları ilah kabul etmek şeklinde olması aynı şeydir. 

Kur'an ayrıca şunu da vurguluyor: Sizin tapmakta olduğunuz bu şeylerin hepsi Allah'ın kulları ve köleleri olup ibadet olunmaya müstahak değildir ve siz de onlara ibadet etmekle ümitsizlik, alçaklık ve musibetten başka bir şey elde etmiyorsunuz. Hakikatte onların da, yer ve göklerin de gerçek maliki bir olan Allah'tır. Bütün işler, bütün otorite ve selahiyetler O'nundur. İşte bundan dolayı da ibadet edilmeye layık yanlız O'dur.

"Allah'ı bırakıp dua ettikleriniz sizin gibi kullardır. Eğer davanızda doğru iseniz haydi onlara dua edin de isteklerinizi yerine getirsinler"(Araf- 194)

"Sizin Allah'ı bırakıp çağırdıklarınız ise imdadınıza yetişmeye güçleri yetmediği gibi hatta kendilerine de yardımları dokunmaz."(Araf- 197)

"Öndekilerini de arkalarındakini de O bilir. Bunları O'nun rızasına ermiş olandan başkasına şefaat etmezler. Bunlar O'nun korkusundan titreyenlerdir."(Enbiya- 28)

"Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. Hepsi de O'na boyun eğicilerdir."(Rum- 26)

"Yürür hiçbir mahluk hariç olmamak üzere hepsinin alnından tutan O'dur."(Hud- 56)

"Andolsun ki O, bunları cemiyyet olarak da saymış, fertler olarak da saymıştır."(Meryem- 94)

"De ki: Ey mülkün sahibi Allah. Sen mülkü kime dilersen ona verirsin, mülkü kimden dilersen ondan alırsın. Kimi dilersen onun kadrini yükseltir, kimi dilersen onu alçaltırsın. Hayır yalnız Senin elindedir. Şüphesiz ki Sen her şeye hakkıyla kadirsin."(Al-i İmran- 26)


Böylece Kur'an-ı Kerim, insanların o ibadet ettikleri şeylerin tümünün Allah'ın kulu ve onun karşısında aciz olduklarını açıkladıktan sonra, insanları ve cinleri ibadet kelimesinin muhtelif manalarıyla yalnız Allah'a ibadete, sadece O'na kulluk etmeye, ancak O'na itaatte bulunmaya, kişinin O'ndan başkasını ilah kabul etmemesine ve ibadetin hangi çeşidi olursa olsun bir hardal tanesi kadar bile olsa O'ndan başkasına yapılmamasına çağırıyor.

"Andolsun ki biz her ümmete, Allah'a ibadet edin, ve tağuttan kaçının diye tebliğat yapması için bir peygamber göndermişizdir.."(Nahl- 36)

"Tağut'tan, ibadet etmekten kaçınıp da Allah'a yönelenlere gelince Onlar için de müjde vardır."(Zümer- 17)

"Ey Adem oğulları, 'tağuta ibadet etmeyin. Çünkü o, sizi Rabbinizden ayıran bir düşmandır. Bana ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur.' diye size emretmedim mi?"(Yasin- 60,61)

"Halbuki bunlar da ancak bir olan Allah'a ibadet etmelerinden başkasıyla emrolunmamışlardır."(Tevbe- 31)

"Ey iman edenler, size rızık olarak verdiğimiz şeylerin en temiz olanlarından yeyin, Allah'a şükredin, eğer hakikaten O'na ibadet ediyorsanız."(Bakara- 172)


Allah-u Teala, bu ayetlerde boyuneğme, itaat, kulluk ve kölelikten ibaret olan ibadetin yalnız kendisine has kılınmasını emrediyor. Zaten ayetlerde buna dair açık işaretler vardır. Çünkü Allah-u Teala bu ayetlerde atalara, rahiplere, bilginlere, şeytanlara, tağutlara itaat etmekten sakınmayı ve bir olan Allah'a kulluk için gerekeni yapmayı emrediyor.

"De ki: 'Bana Rabbimden apaçık deliller gelince o sizin Allah'a bırakıp dua ettiklerinize ibadet etmekliğimden kat'i olarak menedildim."(Mü'min- 66)

"Rabbiniz şöyle buyurdu:'Bana dua edin, size icabet edeyim. Çünkü bana ibadetten büyüklük taslayanlar hor ve hakir cehenneme gireceklerdir."(Mü'min- 60)

"Eğer onlara dua ederseniz duanızı işitmezler, işitseler bile size cevap vermezler. Kıyamet gününde de onlar sizin müşrikliğinizi tanımayacaklardır."(Fatır- 14)

"De ki: 'Allah'ı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir yarar vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki her şeyi işiten, her şeyi bilen Allah'ın kendisidir."(Maide- 76)


Allah-u Teala bu ayetlerde "ilah edinme" manasını içeren ibadetin kendisine tahsis edilmesini emretti. Keza buna açık işaret, ayetteki "ibadet" kelimesinin dua manasında kullanılmış olmasıdır. Yukarıda geçen ve aşağıda gelecek olan ayetlerde Allah-u Teala'ya tabiat üstü koruyucu Rablığı konusunda ortak koştukları ilahlardan söz edilmiş bulunuyor.

Şimdi aklı selim sahipleri kolayca anlarlar ki Kur'an-ı Kerim'de Allah'a ibadetin zikredildiği her ayette ibadet kelimesinin çeşitli manalarından sadece birine hasredilmesini gerektirecek herhangi bir ifade bulunmuyorsa, o zaman bu gibi ayetlerde ibadet kelimesinden kastedilen kulluk, itaat ve ilah edinme manalarının her üçüdür.

Mesela gelen ayetlere bakalım:
"Şüphe yok ki ben, Allah'ım. Benden başka hiçbir ilah yoktur. Öyle ise bana ibadet et..."(Ta-ha -14)

"İşte Rabbiniz olan Allah, O'ndan başka hiç bir ilah yoktur. Herşeyi yaratandır. O halde O'na ibadet edin. O her şeyin üstünde güvenip dayanılacak mutlak bir vekildir."(En'am- 102)

"De ki, ey insanlar, eğer benim dinimden bir şüphede iseniz, ben Allah'ı bırakıp da sizin ibadet etmekte olduklarınıza ibadet etmem. Ancak sizin canınızı alacak olan Allah'a ibadet ederim. Bana mü'minlerden olmaklığım emredilmiştir."(Yunus- 104)

"Sizin O'nu bırakıp ibadet ettikleriniz kendinizin ve atalarınızın takmış oldukları kuru adlardan başkası değildir. Allah bunlara dair hiçbir burhan indirmemiştir. Hüküm Allah'tan başkasının değildir. O, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi emreylemiştir."(Hud- 123)

"...önümüzde, ardımızda ve her ikisinin arasında ne varsa O'nundur. Senin Rabbın unutkan değildir.O göklerin, yerin ve onların arasında bulunan şeylerin Rabbidir. O halde sen O'na ibadet et ve ibadetinde de iyice sebat et..."(Meryem- 64,65)

"...Artık kim Rabbine kavuşmayı ümit ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir kimseyi ortak tutmasın"(Kehf- 110)


Öyleyse ibadet kelimesinin bu ve buna benzer ayetlerde yalnız ilahlık veya sadece itaat ve kulluk manalarıyla sınırlandığına dair herhangi bir işaret yoktur. Bilakis Kur'an-ı Kerim buna benzer ayetlerde davetini en mükemmel şekilde ortaya koymaktadır. Şurası açıktır ki, Kur'an-ı Kerim, kölelik, itaat ve tapınmanın tümüyle ve bir arada olmak üzere yalnız ve halisen Allah'a ait olmasına davet etmektedir.

Buna göre; ibadet kelimesinin sadece bir manada dondurulması, doğrusunu söylemek gerekirse Kur'an çağrısının çok dar manalara sıkıştırılması demektir. Bunun kaçınılmaz sonucu ise Kur'an davetini böylesine dar kalıplar içerisinde düşünerek Allah'ın dinine inanan kimsenin, Kur'an'ın öğretilerine ancak sınırlı bir şekilde uyabilecek olmasıdır.

16 Haziran 2017 Cuma

İhlas Sûresi

Okunuşu: 
"Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad".

Anlamı:
"(Ey Muhammed!) De ki: O Allah bir tektir. Allah her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır. O doğurmamış ve doğmamıştır. Hiç bir şey O'na denk değildir".

Tebbet Sûresi

Okunuşu: 
"Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb. Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb. Seyeslâ nâren zâte leheb. Vemraetühû hammâletelhatab. Fî cî dihâ hablün min mesed".

Anlamı:
"Ebû Leheb'in elleri kurusun; kurudu da! Malı ve kazandığı kendisine fayda vermedi. Alevli ateşe yaslanacaktır. Karısı da, boynunda bir ip olduğu halde ona odun taşıyacaktır".

Nasr Sûresi

Okunuşu: 
"İzâ câe nasrullahi velfeth. Ve raeytennâse yedhulûne fî dinillâhi efvâcâ. Fesebbih bihamdi rabbike vestağfirh. İnnehû kâne tevvâbâ".

Anlamı:
"(Ey Muhammed!) Allah'ın yardımı ve zafer günü gelip, insanların Allah'ın dinine akın akın girdiklerini görünce, Rabbini överek tesbih et; O'ndan bağışlama dile, çünkü O, tevbeleri daima kabul edendir".

Kâfirûn Sûresi

Okunuşu: 
"Kul yâ eyyühel kâfirûn. Lâ  a'büdü mâ ta'büdûn. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Ve lâ ene âbidün mâ abedtüm. Ve lâ entüm âbidûne mâ a'büd. Leküm dînüküm veliye dîn".

Anlamı:
"(Ey Muhammed!) De ki: Ey inkârcılar! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim taptığıma da sizler tapmazsınız. Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır".

Kevser Sûresi

Okunuşu: 
"İnnâ a'taynâkelkevser. Fesalli lirabbike venhar. İnne şânieke hüvel'ebter".

Anlamı:
"(Ey Muhammed!) Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı, sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir".

Mâun Sûresi

Okunuşu: 
"Era'eytellezî yükezzibü biddîn. Fezâlikellezî, yedu'ulyetîm. Ve lâ yehüddü alâ ta'âmilmiskîn. Feveylün lilmüsallîn. Ellezîne hüm an salâtihim sâhûn. Ellezîne hüm yürâûne. Ve yemne'ûnelmâ'ûn".

Anlamı: 
"(Ey Muhammed!) Dini yalan sayanı gördün mü? Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur. Vay o namaz kılanların haline ki: Onlar kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar gösteriş yaparlar. Onlar basit şeyleri (ödünç) dahi vermezler".

Kureyş Sûresi

Okunuşu: 
"Li'î lâfi Kurayş'in. Îlâfihim rihleteşşitâi vessayf. Felya'büdû rabbe hâzelbeyt. Ellezî et'amehüm min cû'in ve âmenehüm min havf".

Anlamı: 
"Kureyş kabilesinin yaz ve kış yolculuklarında uzlaşması ve anlaşması sağlanmıştır. Öyleyse kendilerini açken doyuran ve korku içindeyken güven veren bu Kâbe'nin Rabbine kulluk etsinler".

Fil Sûresi

Okunuşu: 
"Elem tera keyfe fe'ale rabbüke biashâbilfîl. Elem yec'al keydehüm fî tadlîl. Ve ersele aleyhim tayran ebâbîl. Termîhim bihicâratin min siccîl. Fece'alehüm ke'asfin me'kûl".

Anlamı: 
"(Ey Muhammed! Kâbe'yi yıkmaya gelen) Fil sahiblerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı".

Fatiha Sûresi

Okunuşu: 
"Elhamdü lillâhi rabbil'alemin. Errahmânir'rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în, İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en'amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn".

Anlamı: 
"Hamd, âlemlerin Rabbi, merhametli olan, merhamet eden ve Din Günü'nün sahibi olan Allah'a mahsustur. (Allahım!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, nimete erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir".

Kunut Duaları

"Allâhümme innâ nesteînüke ve nestağfirüke ve nestehdik. Ve nü'minü bike ve netûbü ileyk. Ve netevekkelü aleyke ve nüsni aleykel-hayra küllehü neşkürüke ve lâ nekfürüke ve nahleu ve netrükü men yefcürük".

"Allahım! Senden yardım isteriz, günahlarımızı bağışlamanı isteriz, razı olduğun şeylere hidayet etmeni isteriz. Sana inanırız, sana tevbe ederiz. Sana güveniriz. Bize verdiğin bütün nimetleri bilerek seni hayır ile öğeriz. Sana şükrederiz. Hiçbir nimetini inkar etmez ve onları başkasından bilmeyiz. Nimetlerini inkar eden ve sana karşı geleni bırakırız".

"Allâhümme iyyâke na'büdü ve leke nüsalli ve nescüdü ve ileyke nes'a ve nahfidü nercû rahmeteke ve nahşâ azâbeke inne azâbeke bilküffâri mülhık".

"Allahım! Biz yalnız sana kulluk ederiz. Namazı yalnız senin için kılarız, ancak sana secde ederiz. Yalnız sana koşar ve sana yaklaştıracak şeyleri kazanmaya çalışırız. İbadetlerini sevinçle yaparız. Rahmetinin devamını ve çoğalmasını dileriz. Azabından korkarız, şüphesiz senin azabın kafirlere ve inançsızlara ulaşır".

Rabbenâğfirlî

"Rabbenâğfirlî ve li-vâlideyye ve lil-Mü'minine yevme yekûmü'l hisâb".

"Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü'minleri hesap gününde (herkesin sorguya çekileceği günde) bağışla".

Rabbenâ âtina

"Rabbenâ âtina fid'dünyâ haseneten ve fil'âhirati haseneten ve kınâ  azâbennâr. Birahmetike yâ Erhamerrahimîn".

"Allah'ım! Bize dünyada iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik, güzellik ver. Bizi ateş azabından koru".

Allâhümme Barik

"Allâhümme barik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Kemâ barekte alâ İbrahîme  ve  alâ âli İbrahim.  İnneke  hamidün mecîd".

"Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine hayır ve bereket ver. İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine verdiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin".